Responsive Ad Slot

Söyleşiler

Söyleşi

İlçe

İlçe

Ülke

Ülke

Tokat

Tokat

Spor

Spor

Dernek

Dernek

VIDEO

Video

Son Eklenenler

Tokattan

Şehir ve İnsan

Metin GÜRDERE | 12 Eylül'de Tokat

Hiç yorum yok
Em. Alb. Erhan YÜCEL anlatıyor; "Sanırım 8 Eylül'dü, Erzincan’dan Sivas’a bir uçak geldi. Tugay komutanını Erzincan Ordu Komutanlığı’na götürdü ve akşamüstü geri getirdi. Tugay komutanı akşam döner dönmez tabur komutanını, alay komutanını, merkez komutanını ilgili birimleri odasında topladı. Ben de oradaydım.(O zaman binbaşı idim) Bir dosya çıkardı. 250-300 sayfalık klasör haline getirilmiş bir dosya.

Birinci sayfasında baş emir olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinin 12 Eylül 1980 tarihinden itibaren ülke yönetimine el koyacağı emrediliyor.
Altında Genel Kurmay Başkanı Kara Kuvvetleri Komutanı, Hava Kuvvetleri Komutanı, Deniz Kuvvetleri Komutanı ve Jandarma Genel Komutanının imzaları var.
Ben bunu bizzat kendi gözlerimle gördüm.
Dört kuvvet komutanı ve genelkurmay başkanı müdahaleyi kararlaştırmışlar ve emrini yazmışlar.
300 sayfalık bir emir.
Sokağa çıkma yasağı nasıl uygulanacak, eczaneler nasıl açılacak, ekmek nasıl dağıtılacak, gazete nasıl dağıtılacak gibi iki günlük tedbirler.
Ondan sonra sıkıyönetim komutanlığınca verilecek emirlerin icrası, birinci derecede huzurun tesisi, asayişin sağlanması.
Bütün illerimizi ayrı ayrı yazmış.
Sivas nasıl olacak? Erzurum’da bu işi kim yapacak? Ankara’da nasıl olacak? Savunma nasıl olacak?
Komutanı olduğum “Sivas'taki Avcı Er Eğitim Taburu Tokat’a intikal edecek ve 12 Eylül hareketini orada icra edecektir” diye emrediyor.
Zannediyorum gece saat üç buçuk, dörde kadar bu emri ancak okuduk ve not aldık.
Tugay komutanımız:
“Hadi bakalım planlayın, nasıl yapacaksınız?” dedi.
Türk Silahlı Kuvvetleri ülke yönetimine el koyacak ve ben de bunu Tokat’ta temin edeceğim.
Oturdum, planladım.
Tokat’a önceden belki 15-20 defa gelmiştim ama çok iyi bilmiyordum, tanımıyordum.

12 EYLÜL GECESİ TOKATTA YAŞANANLAR
Tokatta saat 02.00.
Bir gün önce Sivas'dan Tokat'a gelmiş olan Avcı Er Eğitim Taburunun askerleri ve Tokat Jandarma Alay Komutanlığına bağlı yaklaşık jandarmalardan oluşan yaklaşık 700 kişiyi görevlerine göre gurup, gurup düzenledik.
En önde ilk etapta müdahale edeceğimiz Emniyet Müdürlüğü’ne ayrılmış 40 kişi, 2 yüzbaşı ve ben.
Arkasında PTT binasına gidecek ekipler.
Görev sırasına göre sıralamayla yürüyeceğiz.
“Gazanız mübarek olsun” dedim, birlikte yürüyüşe geçtik.
En önde, ben ve jandarma Binbaşı Orhan Şahin, yürüyerek şehre inmeye başladık
Bizim karşımızda silahlı güç olarak emniyet vardı.
Jandarma zaten yanımızda.
Herhangi bir yanlış anlaşılmadan polisle herhangi bir çatışma olabilirdi.
Nitekim başka şehirlerde oldu da.
Onun için oradaki harekatın başında bizzat kendim bulundum.
Emniyet Müdürlüğüne geldik, kapıda 2 tane polis nöbetçi var.
Benim 40 tane tüfekli askerim, 2 binbaşı, 2 yüzbaşı.
Emniyet Müdürlüğüne girdik o iki polis arkadaşı sakinleştirdik.
Emniyetin bir telsizi vardır, bütün emniyet birimleriyle oradan konuşurlar.
İki seyyar ekibin minibüsle şehirde devriye gezdiğini biliyordum.
Oradaki polis memuruna bir şey hissettirmeden bunları çağırmasını söyledim, o da anons etti (çağrı yaptı);
“Bir numaralı ekip, iki numaralı ekip emniyetin önüne toplan” diye.
Biraz sonra birer, birer geldiler onları da aldık.
Emniyetin bahçesine oturtturduk, dedim ki:
“Telaşlanacak bir şey yok.”
Emniyet Müdürü Sadık Bey’i çağırdık.
Soy adını hatırlayamayacağım, benden yaşlı, çok beyefendi, çok görmüş geçirmiş, tecrübeli bir emniyet müdürüydü.
Ona telefon açtım durumu söyledim.
“Hemen geliyorum” dedi.
“Ben arabayı göndereyim” dedim.
“Yok, yok, benim arabam burada” dedi.
Kendi makam arabasına bindi geldi, odasını açtırmıştım zaten.
Odasında iki binbaşı, iki yüzbaşı, emniyetin çevresinde 40 tane asker ve kendi polisleri bahçeye oturmuş vaziyette.
Ona da durumu izah ettim.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin ülke yönetimine el koyduğunu, bunun genelkurmay başkanının emri olduğunu, dört kuvvet komutanının bu emrin altında imzası olduğunu bizzat gördüğümü ve bu emri yerine getirmek görevinin de bana verildiğini söyledim.
“Tamam, binbaşım, şu andan itibaren bütün emniyet birimleri, başta ben olmak üzere emrinizdeyim” dedi.
Sağ olsun o işi böylece hallettik.
Ondan sonra Vali Beye telefon açtık, emniyet müdürüyle birlikte, evine.
Oraya da emniyet müdürünün arabasını gönderdik bir üsteğmenle.
Ben telefon açtım, dedim ki;
“Sayın valim, pencereden dışarı bakarsanız kapınızın önünde Emniyet Müdürü’nün arabasını göreceksiniz, sizi almaya geldi. Şu andan itibaren Türk Silahlı Kuvvetleri ülke yönetimine el koymuştur. Lütfen emniyet müdürlüğüne kadar teşrif edin. Üsteğmen İbrahim Sessiz size refakat etmeye görevlendirilmiştir.”
Vali gönderdiğim üsteğmen arkadaşla birlikte geldi.
Rengi soluk ve heyecanlı idi, ilk cümlesi;
“Biz ne olacağız?” diye sormak oldu.
“Siz görevinize devam edeceksiniz” dedim.
Onun üzerine rahatladı, oturduk.
Tokat’ta kimsenin zarara uğramaması, rahatsız olmaması için neler yapılması gerektiğini ben zaten planlamıştım.
Vali, Emniyet Müdürü, ben, jandarma arkadaşım bu işi daha detaylandırdık.
Hükumet konağını açtık, Vali Bey’in odasına oturduk. Televizyonu açtık.
Televizyonda 12 Eylül harekatının bütün Türkiye’de başarıyla uygulandığı ve bütün Türkiye’de huzurun sükunun yerinde olduğu, herhangi bir kaygılanacak durum olmadığı ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin ülke yönetimine el koyma harekatını başarıyla tamamladığı anlatılıyordu."

*** "20. Yüzyılda Tokat, III. Cilt Seçimler ve Siyaset" kitabımızdan okuyabilirsiniz...


 Metin GÜRDERE Devlet Eski Bakanı
    Tokattan.net       Tokattannet@gmail.com

Yazarın Diğer Yazıları
Tokat'a Dair Sosyolojik Analiz  05.11.2017
Tokat'ta Bayramlar  30.08.2017
Tokattan.net © 2016-2018