Responsive Ad Slot

Tokat Sözlüğü


Tokat; Yeşilırmak havzasının bereketli toprakları üzerinde kurulmuş olmasının verdiği avantajla 6000 yıllık tarihi boyunca önemli bir ticaret ve kültür merkezi olmuş, 14 Devleti ve birçok beyliği içerisinde barındırmış, önemli bir Anadolu şehridir. Bu kültürel zenginliği kullanılan söz varlığına  da yansımıştır.

Sözlük

Geçiş için harfleri tıklayınız...

A Harfiyle Başlayan Yöresel Kelimeler;


ABU; abla
AĞARTU; Süt ve sütte elde edilen ürünler
AĞIL; hayvan barınağı
AĞIRLIK; ÇEYİZ
AĞLESMEK; eğleşmek durmak
AĞMAK; sarkmak, meyletmek yağmur bulutlarının ağması
AĞU; zehir
AHA; işte
AHACUK; işte ya
AHBUN; taze hayvan gübresi
AHDAR-GÜLDER; sil baştan yeniden, olun bozuldu
AHRAZ; konuşma özürlü, dilsiz
ALAÇUH; basit yapılmış bağ evleri
ALAF; alev
ALAYI; hepsi, tamamı,
ALÇI-TANİ; aşık oyununda duruş şekli
ALDIRAYAZ; etrafı açık koruması
ALENGİRLİ; karışık bir şekilde dolambaçlı
ALEYY!; oyunda sevinç çığlığı
ALU; dağ elması, tavşan elması
ALMA; elma
AMBAR; tahta sandık depo
ANISTIRMAH; ima etmek
ARGAÇ; atkı
ARSIZ ENİS; menekşe, yabani siklamen
ARUSDAH; kafes ve dolap üstündeki bölümler
ASGANA; mutfakta birleşik günlük oturma salonu
ASURMA; iki kutbu bulunan küçük bakır kazan
AVGUN; suların dağıldığı açık rögar yerleri
AVURD; yanak
AVUR-ZUVUR; ileri-geri konuşmak
AYIN-ŞİRİN; güzel-şirin görünene çabası

B Harfiyle Başlayan Yöresel Kelimeler;


BADAL; merdiven basamağı
BAKRAÇ; bakır kova
BALA; erkek çocuk
BALTALAMAH; yaşlı ağaçları balta ile budamak
BARK; baraka, ev (ev-bark sahibi olmak)
BAT; domates, salça, biber, ceviz, pişmiş mercimek ve yeşil salata
BATMAN; sekiz kilo
BAYAHDAN; demin, biraz önce, evvelce
BEHLEMEK; aklına koymak, almaya niyet etmek
BEHNİYEM; oturacak yer
BELEMEK; kundaklamak
BELİNLEMEK; şok olmak
BELLEMEK; toprağı alt-üst etmek, öğrenmek
BEŞTAŞ; beş taşla oynanan oyun
BET; çirkin, kötü
BIÇKI; eğri uçlu, dişli bahçıvan bıçağı
BINDI; kışlık dondurulmuş paça
BIHMAH; usanmak, vazgeçmek
BILDIR; geçen sene
BİBİ; kaynana, valide
BİÇİN; ekin
BİDIHIM; bir tıkımlık, bir lokmalık
BiRDİR-BİR; üzerlerinden atlanarak oynanan oyun
BİŞİ; saç üzerinde veya tavada pişirilen kalın ekmek, pide
BODUÇ; kanlı şişkin bakır güğüm, karabakla
BÖĞÜRTMEK; öküz gibi ses çıkartmak, bağırtmak
BÖN; aptal
BÖRK; kep, başlık
BÖRTÜ-BÖCEK; küçük böcekler, kurtçuklar vs.
BÜK; sık çalılık, ağaçlık yerlere denir
BÜRÜK; omuzlara kadar uzanan başörtüsü 

C Harfiyle Başlayan Yöresel Kelimeler;


CAĞ; yatak odasının dolap içindeki duş
CAHİL; cahil kişi
CALAZ; mısır gibi bitkilerin kurusu
CAMIŞ; manda
CAZU; cadı kadın
CECİM; kilim ince sergi
CEREK; ince uzun ağaç, sırık
CIBIR; beş parasız kimse
CIĞ; sazdan, kamıştan yapılan kurutma sergisi
CILBAH; fakir, çıplak kimse
CILBAN; bezelye
CIMBAR; bir hayvanlık odun yükü
CIMRI; küçük üzüm salkımı
CIVIK; şımarık adam, suluya yakıtı karışım
CIZLAH; saç üzerinde pişirilen ekmek
CIZLANI ETMEK; ortadan kaybolmak
CİBERİK; şımank
CİBRE; suyu sıkılmış üzüm posası
CİCİK; memeler
CINGİT; bozuk parti, yerli sazendeler
CUĞUL; taş parçalarından yığın
CULUH; hindi
CÜCÜK; küçük yavru hayvan,(tavuk cücüğü) civciv
CÜĞNÜK; şımarık

Ç Harfiyle Başlayan Yöresel Kelimeler;


ÇAĞA; küçük, çocuk
ÇAHU; çakı, cep bıçağı
ÇALHAMA; ayran
ÇALI-ÇIRPI; çer-çöp, ağaç dalları, parçaları
ÇALUH; beden özürlü
ÇANDU; duvar
ÇAPMAH; koşmak
ÇAPULA; altı ince kösele, üstü deriden, makosene benzer ayakkabı
ÇAPUT; bez parçası
CARHUT; yalancı-kötü adam
CARPARA; ağaçtan bir nevi zil, oynatmalık
ÇEBBÜK; alkış
ÇEBİÇ; eneme keçi
ÇEDENE; kendir tohumunun kavurgası
ÇEDİK; çocuk ayakkabısı
ÇELMEK; çelme takmak, aklı şaşırtmak, su akışını değiştirmek.
ÇEMENLİ; patırma-çemen-salça ile sulu yemek
ÇEMÜÇ; üzüm kurusu
ÇENE; köşe başı, dönemeç
ÇEPEL; bulaşık adam, köpek gibi
ÇEPİL; acemi, saf
ÇEVDEN; ağaç dallarını eğmek için ucu çatal ağaç
ÇIĞIRMAK; çağırmak, şarkı söylemek
ÇIHI; bohça
ÇIHMA; ara kat veya bir kısmı dışarı uzanan oda
ÇIKRIK; kuyudan su çekmek için teşkilat
ÇINGI; kıvılcım
ÇİĞİT; meyve çekirdeği
ÇİMMEK; yıkanmak, banyo yapmak
ÇİT; başa bağlanan yazma, tülbent vs.
ÇİTİL; baş belası, can sıkıcı, içinden çıkılmaz hal
ÇİTLENBİK; yabani sakız ağacı
ÇORLAMAH; tuzlamak
COŞDAR; müzevir -laf getirip götüren, gammaz
ÇÖÇELENME; oyalanma, eğlenme
ÇÖĞDÜRMEK; yere yatırmak, oturtmak ( deveyi çöğdürdü)
ÇÖĞMEK; oturur gibi yapmak, çömelmek
ÇÖKELİKLİ; bol soğan, maydanoz ve çökelekle yapılan sac böreği
ÇÖMÇE; tenekeden oluk parçası
ÇÖMELMEK; dizlerini kırarak durmak
ÇÖN-ÇÖN; otur-otur
ÇÖRDÜK; dağ armudu
ÇUR; oyun bozma, kabul etmeme, rölans!

D Harfiyle Başlayan Yöresel Kelimeler;


DABAH; deri işi yapan dabağ
DA-DA; bu, işte bu
DALAHLANMAH; çok koşmaktan nefesi kesilir gibi olmak
DANGADANAH; aniden, pat diye ortaya atmak,
DANGALAH; aptal, geri zekâlı
DASDARÜ; safra beni
DASDAYLAH; fakir, hiç bir şeyi olmayan, çıplak
DATLU KİREÇ; duvar için alçı
DATLU; tatlı
DEPME; tekmeleme, su borusunun bezle tıkacı
DEPMÜK; tekme
DIRLAMAH; köpek gibi ses vermek, Fazla lüzumsuz konuşmak
DİBEK; taş, demir veya tahta dan dövecek, havan
DİNDİK; titiz kişi
DİNELMEK; ayakta durmak, beklemek (sorutmak)
DODALİK; çalı kuşu
DOKUZ TAŞ; bir oyun
DOLMA İÇİ; nane ve reyhanlı bulgur aşı
DOMAT; domates
DOMBALAH; takla atmak, gençlerin oyunu
DÖNGEL; muşmula
DÖŞ; göğüs, göğüs kafesi
DULDA; rüzgârsız sakin yer
DULUHLANMAH; suda boğulur gibi olmak
DUMULMAH; suya batmak, derine dalmak
DÜĞLEMEK; düğüm atmak
DÜĞLENMEK; çözümsüz hale gelmek
DÜĞÜ; ince bulgur
DÜVE; küçük inek, büyümüş dana
DÜVEN; döven, harman yapma aracı

E Harfiyle Başlayan Yöresel Kelimeler;


EBE; doğum uzmanı, nene
ECİ; yenge
ECNAS; ziynet eşyaları, takılar
ECÜK; azıcık
EDİK; küçük çocuk ayakkabısı
EĞİŞ; faraş, ateş küreği
EĞSÜETEK; yaşlı kadın
ELFETÜN; hızlı iş gören çalışkan
ELİ BÖĞRÜNDE; ahşap yapılarda payanda ağacı
ELLAĞAM; herhalde, galiba
ELLİK; yüksekteki meyveleri toplama ara.,
EME; babanın kız kardeşi, hala
EMME; amma velakin, hala
EMEL; oyun taşı
EMME; fakat
EMMİ; amca
ENÜK; kedi-köpek yavrusu
ERİNMEK; üşenmek, tembellik etmek
ERNAMAZ; ezan vakti, sabahleyin
ERÜŞTE; evde yapılan kesme hamur, erişte
ESSAH; hakikat
ESSAHDAN; hakikaten
EŞELEK; yenilen meyvenin artığı
ETEHLEMEK; yorgun, bitkin, ihtiyar hale gelmiş olmak
EVMEK; acele etmek
ENEGÜ; kaburgalar kısmı
EYRETİ; geçici olarak, ödünç

F Harfiyle Başlayan Yöresel Kelimeler;


FIŞĞI; taze hayvan dışkısı, gübre
FIRTMAH; aniden kızmak, küsmek
FISILAMAH; fısıldamak
FİRİK; yarı olmuş buğday başaklarının ateşte közlenmişi
FODULA; hamurdan yapılan küçük somun ekmek
FOLLUH; tavukların yumurtlama yeri
FORUZ; horoz
FOTİK; çocuk oyunu
FOTİN; yarım çizme bot

G Harfiyle Başlayan Yöresel Kelimeler;


GABLIH; kab-kaçak için duvar rafı
GADA; günah, kusur, bela
GADAYIF; kare şeklinde ele dökülen kadayıf hamuru
GADDEM; ...kadar
GADİNGE; yaşlı teyze, yenge
GAH; kabuklu elma kurusu
GAHIRDAH; kavrularak yağı alınmış koyun kuyruğu
GAHMAH; muştalamak, boynuzlamak
GAHMUH; muşta, yumruk
GALLÜN; topraktan yapılmış pişmiş adi pipo
GALUÇ; orak
GALUN; evde kalmış kızlara denilir
GANGIL; yürüyüşte geride kafana denir
GAPÇIH; buğday-arpa gibi danelerin koruyucusu sel
GAPMAH; kapmak, koparmak
GARHILMAH; öne-arkaya düşer gibi olmak
GARI; eş-kadın
GASTARLAMAH; gasdar ile beyazlatmak
GAŞMER; komik
GAŞUH; kaşık
GATIH; ayran, ekmeğin yanında yenilenler
GAVLAĞAN; çınar ağacı
GAVURGA; buğday-kuş tohumu ile yapılan kavrulmuş
GAVUT; döngel, tavşan elması
GAYGANA; mücürüm
GAYINÇO; kayın birader
GAYSAHLANMAH; üzeri köpük bağlama, zarlanma
GAZMACA; küçük kazma, büyük çapa
GEÇE; karşı taraf
GEL-GEÇ; basınçsız su şebekesinde su alma ara rögarı
GELİNTİ; göçmen
GERMEÇ; çatal ağaçta yapılan pirzola, et
GIHIRDAH; yağı süzülmüş koyun kuyruğu kavurması
GINNAP; kendir ipliği
GISMUH; eli sıkı cimri
GISTALLAMAH; kıstırmak, kıskıvrak yakalamak
GIŞ; kış ayı
GIVITMAH; aralamak, azıcık açmak
GIYBET; arkasından konuşmak
GIYNAH; pul gibi ağaç parçası
GIYMIH; ince sivri ağaç parçası
GIZ; kız çocuğu
GİLAVADAR; çiçek veya üzüm asması için ağaç çatkı
GİLEBOLU; frenk üzümüne benzeyen, ekşi kıymetli bir meyve
GİLİK; saç ekmeği
GİŞİ; er, erkek kişi, koca
GOCAMUH; yaşlı kimselere denir
GOLBAĞI; bilezik
GÖCEK; sırık
GÖLÜK; eşek yavrusu
GÖMBE; ocak külünde pişirilen ekmek-pide-çörek..
GÖMMELİ ÇELİK; özel bir çelik-çomak oyunu
GÖRESİMEK; özlemek
GÖZE; kaynak, su akarı
GURK; kuluçkaya gelmiş tavuk
GURMAH; kamından düzen kurma
GUŞBURNU; yabani gül tohumu meyvesi
GUYMAH; koyu helle yemeği
GÜCÜK; şubat ayı
GÜCCÜK; küçük, küçücük
GÜDÜK; kısa kalmış
GÜDÜL; mısır unundan pasta ekmek
GÜMELE; av gözetleme yeri
GÜNEVVELİ; erkenden bir an önce
GÜNÜLEMEK; kıskanmak

H Harfiyle Başlayan Yöresel Kelimeler;


HAHUT; bozuk, kırık, işe yaramaz
HALFE; usta, kalfa, öğreten
HALT; kabahat
HALTIMIŞ; Pazar yemeklerinden
HAŞAT; kolu kanadı kırılmış vaziyette, perişan
HAŞIL; Pazar yemeklerinden
HAYAT; dış kapı ile ev arasındaki avlu, iş evi, yaşam yeri
HEDİK; pişmiş buğday
HEĞ; bahçeci küfesi
HEĞRİ; yapma yahtı!, bırak adam sende!
HEKÜE; yanları taşdan üzeri taş kapaklı kanalizasyon, su yolu
HELİSE; dövülmüş et ile yapılan yemek
HELKİ; kova
HELLE; un çorbası
HELÜK-HÜLÜK; ufak-tefek taş, tuğla parçaları
HEMECÜK; benden oyuncak bebek
HENİM; şimdi, biraz evvel
HEREK; sırık
HESLENMEK; hırslanmak, kızmak
HIŞIR; perme-perişan vaziyette, hırpalanmış
HISIR; ufak parçalanmış mısır calazı, yapraklar
HİM; bitişik komşu
HİNCİK; şimdi, hemen
HİNCAL; Pazar yemeklerinden
HOGGAGÜL; pempemsi, yediveren bir gül çeşidi
HÖKELEKLİ; iri-yarı adam
HÖKÜRE-HÖKÜRE; sesli şekilde ağlamak, hıçkırarak ağlamak
HÖLLÜK; bol su emen, çocuk altına konulan bir cins toprak
HÖTELEK; telaşlı kişi
HÜLEFE; bedavadan
HÜMKÜRMEK; bağıra çağırama üzerine yürümek

I Harfiyle Başlayan Yöresel Kelimeler;


ILISLAMAH; suyu ılıman hale getirmek
IRAH; uzak
IRGAT; işçi, amele
IŞGIN; şıvgın, genç ağaç sürgünü

K Harfiyle Başlayan Yöresel Kelimeler;


KESEK; kurumuş çamur
KILIÇ; kendir çırpma sofrası
KOCABAŞ; şeker pancarı, mal-sığır
KORUH; olmamış üzüm
KOSTİL; patates
KÖLEMEZ; soğutulmuş taze süt
KÖME; ekseriya cevizle yapılan, üzüm suyundan sucuk
KÖMEÇ; binbir çiçek kümesi
KÖMÜS; dişi manda
KULAKLI; tutamaklı bakır Salı
KUMPİR; patates
KURZE; Pazar yemeklerinden
KUŞBURNU; yabani gölün meyvesi (tohumu)
KUSGÖMÜ; etin sut flatosu
KUZU KULAĞI; yaprakları mayhoş, baharda toplanan bir bitki
KÜFÜK; çürük çeviz vs.
KÜLEK; ağaçtan yapılan kova; yağ-yoğurt vs. konur
KÜMÜK; burnundan konuşan kimse

L Harfiyle Başlayan Yöresel Kelimeler;


LALIN; takonya, tahta ayakkabı, nalin
LAPİK; cansız hareketsiz çocuk
LAVAŞ; sac ekmeği
LAZUT; soyulmuş mısır koçanlarından heveng
LEĞENÇE; küçük leğen, iki kulplu bakır yemek kazanı
LENGER; derime kulpsuz tava- kazan
LIĞ; ince mil-kil, balçık
LIĞIRT; bulanık suyun dibine çöken balçık-çamur
LOĞ; damların taş silindiri
LÖBET; ateşlenme
LÖĞÜN; bezir yağı ile horasandan yapılan toprak künk macunu
LÖK; topaç
LÜKÜS LAMBASI; pompalı gaz lambası
LÜLE; akar su ağızlığı, kıvrımlı saçlar
LÜLÜT; karaagaç meyvesi, daun

M Harfiyle Başlayan Yöresel Kelimeler;


MADA; iştah
MAHAT; nedir
MAHUK; mahok tohumu, acı ve ekşi
MALAMA; perme perişan, rezil halde
MALTIZ; içi ateş tuğlalı seyyar ocak
MANGAŞ; Cımbız
MASRABA; kulplu tas
MECEK; öğendere arkasındaki demir kazıyacak
MEĞEL; küçük çapa
MEĞSİMEK; önermemek
MENEVİS; çok renkli, yapar döner, işleme
MEYMENETSİZ; uygunsuz, yakışıksız, çirkin
MIH; elde yapılan kara uzun çivi
MIHLAMA; (tatlı kireç) alçı sıva altına yapılan, yarı alçılı toprak sıva; oturtma
MIRMIRIH; şaraba dönmek üzere olan ekşimiş meyve suları
MISMIL; dört başı memur, iyi vaziyette, düzgün
MİTİL; astarsız yorgan
MUDUL; hayvanı dürtmek için ucu çivili sopa,
MUMBAR; ince bağırsaklardan yapılan dolma
MÜCÜRÜM; bol maydanozlu yumurtalı omlet
MÜNAHIS; ahşap binaların çatkısı, kerpiç sıralığı
MÜSENDERE; önü ekseriya perdeli kafes-dolap üstü
MÜZEVİR; laf ebesi, coşdar, laf taşıyan

N Harfiyle Başlayan Yöresel Kelimeler;


NACAK; küçük el babası
NALÇA; ayakkabı tabanında demir
NALET; kötü, istenmeyen
NALIN; lalin
NEÇE; nice-nice
NELBEKİ; küçük bakır tabak
NİVİK; baharda çıkan yeşil yapraklı bir bitki (erikle pişirilir.)
NÖBET; ateş basması, sara nöbeti

O Harfiyle Başlayan Yöresel Kelimeler;


OKUMAK; davet etmek
ONCAAZ; o kadar, az miktarda

Ö Harfiyle Başlayan Yöresel Kelimeler;


ÖCBE; inat
ÖĞENDERE; kağnıda kullanılan uzun öküz dürteceği
ÖREKE; bir ucu çatal şeklinde ip eğirme çubuğu
ÖRÜKLEMEK; kilitlemek, arkasından payanda-destek koymak
ÖSSAAT; derhal o anda, anında
ÖTACE; öte geçe, kar, taraf
ÖTEĞİN; gerisi, evvelsi gün, bir digeri

P Harfiyle Başlayan Yöresel Kelimeler;


PAHIL; cimri
PAHIR-PAHIR; parça-parça, bölük bölük bölünmüş karlar şey (dabanlarım bölündü)
PARDU; ocak perdesi
PARPU; ucuna paçavra bağlı fırın temizleme sıngı
PAYTON; fayton
PEHLİ; etin kaburgalı kısmı
PEHLİVAN; güçlü kuvvetli adam
PELVER; marmelat, pulp
PEKİR; eskiden havlu yerine kullanılan, ev dokuması bez-diz örtüsü, peçete
PEŞ-PEŞİ; arkası, devamı, eteği
PETNİ; hayvan yemliği
PEZÜK; yeşil sebze yaprağı, pezik
PILI-PIRTI; önemsiz, ufak-tefek ev eşyası
PITIH ÇALMAH; parmakları şaklatarak işaret verme, oyun oynama
PİN; kümes
PİNNIK; küçük hayvan kümesi
PÖHRENG; pişmiş toprak künk
PUBLA; yastık
PUNALE; oyun alanı dışına giden, hariç, kayboldu
PÜRPÜRÜM; semizotu

S Harfiyle Başlayan Yöresel Kelimeler;


SABİ; çocuk, güçsüz-zavallı
SAC AYAĞI; demirden üç ayaklı ocak sehpası
SAHAN; kapaklı, büyük, bakır yemek tabağı
SAHU; palto-ceket
SAPLI; uzun saplı bakır tas
SASUH; tatsız-tuzsuz, çekilmez adam
SAVUŞMAH; görünmeden hızla uzaklaşmak
SEĞİRTMEK; hızlı-hızlı koşar gibi yürümek, koşmak
SEKİ; teras set kademe
SEPMEK; dağıtmak, saçmak, serpiştirmek, bulaşmak-(hastalık)
SEPTİRMEK; çocuklar için işemek
SERPENE; saçak, saçak gibi ağaçtan asmalık, pergole
SEYİP; sahipsiz mal
SIRSIL; fazla ısrar eden adam, yapışkan adam
SİFTAH; ilk defa verilen, ilk defa gelen, birinci
SİLKMEK; silkelemek, ırgalamak, sarsmak
SİLME; ağzıma kadar dolu, düz levha şeklinde lama
SİNER; kebaba konulan pirzola eti
SİNMEK; korkup saklanmak
SİNOR; sınır, sınır taşı
SİTİL; kova
SİYER- SİNER; kebaba konulan pirzola eti
SOBE; oyunda kalenin fethi, elleme
SOFA; ortadaki hol, yaşam yeri
SOĞULMAK; sütten kesilmek
SOHU; taş veya demirden büyük döğecek, büyük dibek
SORUTMAH; ayakta durmak, dikilmek
SOYHA; kötü şey, ayıp şey
SÖNÜ-SÖĞNÜK; Almuslular ıhlamur ağacına derler.
SÖVMEK; küfür etmek
SULUH; banyo havlusu, bornoz
SUNAK; ağaç su kabı
SÜMSÜK; uyuşuk, pisboğaz, miskin
SÜNEPE; uyuşuk, kılıksız
SÜYEM; başparmakla işaret parmağının açınımı, yaklaşık 20 santim

Ş Harfiyle Başlayan Yöresel Kelimeler;


ŞALVAR; kumaştan yapılan genişçe pantolon
ŞEFİL-ŞEFİLLEMEK; unlu su, ipligin unlu suya batırılması
ŞİPELEK; çabuk iş gören, eh çabuk, gayretli
ŞİPSi; Pazar yemeklerinden
ŞİP-ŞİP; çabuk-çabuk
ŞORUH; salya, ağız salyası

T Harfiyle Başlayan Yöresel Kelimeler;


TAM; ahır
TAVAN; kiremit
TAVAR ELMA; basık küre şeklinde ki, mayhoş elma
TAVAR; geniş ağızlı küp. Küllü su tutulur
TEKNE KAZINTISI; son hamurdan yapılan ekmek, ekseriya son çocuklara denir
TELESİMEK; nefessiz kalmak, kalbi hızlı-hızlı çarpmak
TENGÜ-TERAZİ; bir düzen içinde, adil
TENÜKE; teneke
TEREK; raf
TERPOS; ucu kıvrımlı kapaklı sahan
TESİ; iğ, bükme aracı
TEŞNE; meyyal
TISDAN BÖCÜĞÜ; mayıs böceği
TİLLE; değnek, sopa
TİNOR; maltız
TİRİT; çok ihtiyar, titrek, yemeğin yağlı suyu
TİRKİ; ağaçtan, yuvarlak ekmek tepsisi
TOHAC; ağaçtan çamaşır döğesi
TOHAT; altın telden bükme, el örgü bilezik
TOHAT GAVAĞI; uzun yaşayan, içi çürümeyen bir cins selvi kavak
TOKLU; bir yaşındaki kuzu
TOLA; kuyu çıkrığı
TOPALAH; patates
TOSBAĞA; kaplumbağa
TOSLAMAH; koç gibi tos vurmak, bütünüyle çarpmak
TOSTOPALAH; yusyuvarlak, top gibi
TUMAN; geniş kadın donu, şalvar
TÜNEK; kümes hayvanlarının istirahat yeri
TÜYMEK; ortadan kaybolmak

U Harfiyle Başlayan Yöresel Kelimeler;


UÇKUR don bağı
URBA üst-baş, elbise
USAH; çocuk, hizmetçi
UZUN EŞŞEK; bir erkek oyunu

Ü Harfiyle Başlayan Yöresel Kelimeler;


ÜLÜLGÜR; işe yaramaz
ÜMÜK; boğaz
ÜNDEMEK; seslenmek
ÜYEZ; vez meyvesi
ÜVEZ; sivrisinek, sinek

V Harfiyle Başlayan Yöresel Kelimeler;


VARMAH; bir yere ulaşmak, biri ile evlenmek
VAZALAH; ukala
VELVELE; karışık ve çok renkli bir çiçek, karışıklık
VEZ; bir meyve, Cenik vezi, Trabzon hunnasi cinsleri vardır.

Y Harfiyle Başlayan Yöresel Kelimeler;


YAANIŞ; doğru olmayan, yanlış
YAĞŞİ; iyi
YAĞIRNI; sırt kısmı, böğür
YAĞLI; simitçilerin sattığı küçük katmer
YAL; hayvan yiyeceği
YALAMUH; yağcı, sırsıl kimse
YALLIH; çocuklar için mama önlüğü
YAMPİRİ; yan yan giden, eğri yürüyen, beden özürlü
YANUÇ; tatlı su kereveti
YAŞMAH; yalnız gözleri açıkta bırakan baş bağlama şekli
YAZU; arazi, otlak, tarlalar
YEDİ KİREMİT; çocuk oyunu
YEĞİN; fazla, umulandan fazla, kuvvetli
YEĞNİCEK; hafif meşrep, hafiflik yapan
YELLENMEK; gaz kaçırmak
YERLER MÜHÜRLENDİ; akşam oldu, ezan okundu
YİGRENMEK; iğrenmek
YOZ; kaba, gösterişsiz
YOĞURT ÇİÇEĞİ; su kenarlarının çok renkli bahar çiçeği
YÖĞÜRTMEK; gayretle, zorlayarak yürümek,
YÖREK AĞACI; iki iple yapılan basit beşik üst ağaçlan
YÖREK SEZA; ipe asılı olarak bağlanan beşik bezleri
YUHA; derinliği az olan
YUMAK; yıkamak
YUNAH; banyo, çamaşırhane
YÜKLÜ; hamile

Z Harfiyle Başlayan Yöresel Kelimeler;


ZAĞLAMAH; sarıldığı yerden boşalmak, ipin açılması, uzaması
ZAVRAH; salatalık, hıyar
ZAVZU; zerzevat, sebzeler
ZEMBİL; eskilerin "sen bil" dedikleri pazar çantası, sepeti
ZERVE; kağnıda, öküzün boynuna bağlanan, iki ince ağaç
ZERZE; sürgü-kilit
ZERZEVAT; sebzeler
ZIPIR; hayalci boş gezen
ZIRAN; huysuz-azgın, eşek
ZIRLAMAH; bağırarak ağlamak
ZIRNIH; lehimci asidi, " ... bile koklatmamak" hiç bir şey vermemek
ZORETMEK; güç kullanarak iş yapmak, ısrarlı olmak
ZOVAL; kızılcık meyvesi



Ömer KUNTAY'ın vefatından kısa bir süre önce kitap olarak yazdığı "Lehçe-i Tokat" ve ilaveler ile "Tokat Yöresel Sözlüğü" sayfasını oluşturulmuştur.
Sizlerde Tokat Yöresel Sözlüğü sayfamıza katkıda bulunabilirsiniz, bize Tokattannet@gmail.com email adresinden ulaşabilirsiniz...

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

Okumadan Geçme
Tokattan.net © 2016-2018