Responsive Ad Slot

Söyleşiler

Söyleşi

Metin GÜRDERE | Tokat'a Dair Sosyolojik Analiz

Tokat’ın bir adının da “eşekçi memleketi” olduğunu biliyor muydunuz? Şimdiki gençler pek bilmezler ama Tokat’lılar halkın ilgisizliğinden veya yapılması gereken işlerin yapılmamasından dolayı bir olumsuzluk çıktığı zaman: “Ne olacak işte, burası eşekçi memleketi” derler. Başkaları değil, Tokat’lılar kendileri için bu sözü kullanır. Biraz durumu açıklayan, biraz eleştiren, biraz da aşağılayan bir sözdür.

5 Kasım 2017 Pazar

/ Tokattannet
Tokat’ın bir adının da “eşekçi memleketi” olduğunu biliyor muydunuz? Şimdiki gençler pek bilmezler ama Tokat’lılar halkın ilgisizliğinden veya yapılması gereken işlerin yapılmamasından dolayı bir olumsuzluk çıktığı zaman “Ne olacak işte, burası eşekçi memleketi” derler.Başkaları değil, Tokat’lılar kendileri için bu sözü kullanır. Biraz durumu açıklayan, biraz eleştiren, biraz da aşağılayan bir sözdür.

1966 Yılında İTÜ den yeni mezun, çiçeği burnunda inşaat mühendisi olarak Tokat’a gelmiştim. Atatürk heykelinin şimdiki bulunduğu yerin arkasında Topçam Garajı vardı. Oradan geçerken kim olduğunu şimdi hatırlayamadığım bir büyüğüm beni çevirdi ve:
“Ne yaptın yiğenim ?” diye eğitim durumumu sordu.
Ben de gururla ve şevkle:
“Amca mühendis oldum. Tokat’a geleceğim ve inşallah memleketime hizmet edeceğim,” dedim.
Adam bana o an önemini kavrayamadığım ve bu sebepten önemsemediğim bir öğüt verdi:
“Oğlum, gelme buraya, burası eşekçi memleketi. Osman Paşa Tokat’a gelseydi, Osman Çavuş olurdu. Gelmedi, Osman Paşa oldu.”

Ben de bu öğütle “eşekçi memleketi” sözüyle tanışmış oldum. Ama tam olarak ne anlama geldiğini anlayabilmem için, daha çok uzun yıllar başımdan olayların geçmesi ve başkalarının başından geçen olayları öğrenmem gerekecekti.

“Eşekçi memleketi” sözü eşeğe binen, eşek kullanan anlamındadır. Gerçekten de Anadolu’da yük taşımak için eşekten en çok yaralanan, eşeği en çok olan yer Tokat’tır. Özellikle de Tokat şehri ve civar köyleri...

Daha da önemlisi Sn. Cevdet AYKAN diyor ki: "Sosyal antropolojinin temel kurallarından biri de şudur: Alet (bir işi yaparken kullanılan araç) düşünceyi, hayatı kendisine uydurur. Kullandığı alet neyse insan odur. Alet değişince düşünce değişir, akıl değişir."

Eşekçi memleketi olmak, hayatını her gün bir eşeğin sınırlı taşıma gücü, düşük hızı, gidebileceği sınırlı uzaklık ile bağlantılı ve bağımlı olarak yaşamak ve bunun yüzlerce yıl sürmesi. Tokat'lıların hayata bakışını, hayatı kavrayışını, olayları değerlendirişini geleceğe dönük hedeflerini elbette etkiledi. Maalesef Tokat'ın gelişmesi ve geleceği ilgili en önemli ve hayati konularında olumsuz etki yaptı.

Tokat'ın Cumhuriyet dönemindeki yakın tarihi, bu hayat ve dünya anlayışı yüzünden yapılan hataların, kaçan fırsatların tarihidir. Bu anlayışa bakınca gördüm ki, bazı hatalar sistematik olarak, sürekli tekrarlanmış.

1926 yılında Tokat'ta Anadolu'un sayılı askeri liselerinden biri var. Tokat'lılar bu okulu istememiş. gitsin bu memleketten demişler. Gerekçe öğrenciler kızlarımıza sarkıntılık ediyor. (Sarkıntı dedikleri yollarda kızlara bakılması) ve bahçelerden meyve çalıyorlar...

Tren yolu Tokat'tan geçebilecekken engellenmiş, Tren yolu geçmediği için şeker fabrikası Turhal'a yapılmış. Kolordu karargahı ve askeri okul varmış, sahip çıkılmadığı için gitmiş. 1949' da sigara fabrikası yapılacakken makineler geldiği halde geri gitmiş. Taksan gitmiş. Vs. vs. Bunlar bildiklerimiz, kim bilir bilmediğimiz başka neler...
Bildiğimiz bir şey daha var.

Bu gün birer sanayi şehri olan batıdakileri bırakalım. Kahramanmaraş. Gaziantep, Malatya, Çorum gibi o yıllarda ekonomik potansiyeli ve gelişmişliği Tokat kadar belki de daha az olan şehirlerde ilk sanayi kuruluşları kurulmaya başladığı dönemlerde, Tokat'ta da başlamıştı. Oradakiler büyür, gelişir, yenileri kurulurken.. Tokat'takiler başarısız oldu ve yenileri kurulamadı.

Şimdi şu soruyu kendimize sormalıyız; "Bırakalım kendi başaramadıklarımızı, Tokat'a yapılacakken şu ya da bu sebepten kaçırdığımz büyük kamu yatırımları gerçekleşebilseydi, Tokat Sivas 'tan daha gelişmiş olur muydu?" Bunların gidişinin Tokat'a çok ağır bir bedeli oldu. Bunlara sahip bir Tokat daha kalkınmış, gelişmiş olacakken, gelişmişlik bakımından Türkiye'de en geride olan memleketlerden haline geldi.

Durumun Tokat'lılar çok eskiden beri farkındalar. Bunlara sahip çıkmayarak sahip çıkmayarak elden kaçırmış olmayı, Tokat'lıların kısa ve dar görüşlü olmasına bağlamışlar. "Yıllardır taşıyabileceği yük ve gidebileceği uzaklık sınırlı olan eşeği, yük ve eşya taşımak veya binek hayvanı olarak kullandık. Bu bizim hayata bakışımızı ve hayatı algılayışımızı etkiledi." diyerek biraz da kendilerini eleştirmiş olmak için Tokat'ın bir adını da "Eşekci Memleketi" koymuşlar.

Bu adi ben kovmadım. Başka şehirliler de koymamış. Tokat'lılar kendine bu ismi vermişler. Burası bizim memleketimiz. İnsanlar kendi memleketlerine eşekçi memleketi adı takacak kadar peş peşe hatalar yapmış olması da bizim gerçeğimiz.

Rahmetli ÖZAL bir seferinde bana: "Tokat çevremizdeki ve Türkiye'deki pek çok ile göre kalkınma ve gelişme potansiyeli olan bir il" demişti.

Rahmetli Süleyman DEMİREL de bir özel sohbetimizde: "Tokat potansiyeli ile bütün cumburiyet hükumetlerinin dikkatini çekmiş il" değerlendirmesini yaptı.

Bu değerlendirmeleri doğrulayan elimizde bir de bilgi var. 1944-45 dönemi Türkiye kamu gelirlerine katkı sıralamasında Tokat Ankara, İstanbul, İzmir de sonra 4, sırada. Evet, 4, sırada (Kaynak: Iktisadi Yürüyüş Dergisi- N. Zeki ARAL) Türkiye'nin kalkınma ve gelişmesine Adnan MENDERES'ten sonra damgası vurmuş iki devlet adamın bu değerlendirmelerine ve bunu destekleyen yukarıdaki bilgiye rağmen Tokat yeteri kadar gelişemedi.

Bugün iller arası ekonomik-sosyal gelişmişlik sıralamasında en alt sıralarda. Potansiyeline rağmen Tokat gelişemediyse, bir yerlerde hata yaptık. Acaba nerede hata yaptık? Ve daha önemlisi, neden yaptık?

Ve bir soru daha: Bütün bunların "Eşekçi Memleketi Tokat" sözü ile bir ilişkisi var mı?
İçinde yaşadığımız bu şehir binlerce yıldır buralarda yaşayan insanların yaptıklan, ettikleriyle oluştu, şekillendi.

Yapamadıkları, başaramadıkları ya da kaçırdıklarıyla eksik ve noksan kaldı.

Rahmetli ÖZAL bize derdi ki: "Nesiller gelir, nesiller gider, önemli olan nesillerin kendisinden sonrakilere neler bıraktığıdır.."

Ne dersiniz, eşekçi memleketinde yetişmek ve yaşamak; kendisinden sonra gelen nesillere bir şeyler bırakmak konusunda pek de iyi gelmiyor galiba?

***Tokat'a dair yaptığımız bu sosyolojik analizin geniş halini "20. Yüzyılda Tokat II. Cilt Sosyal Hayat" kitabımızın  "Eşekçi Memleketi Tokat" bölümünden okuyabilirsiniz...

 Metin GÜRDERE Devlet Eski Bakanı
    Tokattan.net       Tokattannet@gmail.com

Metin GÜRDERE'nin Diğer Yazıları
30.08.2017
( Hide )
  1. Metin gürdere bakan olduğunda ne kadar sevindik. Ama kaç tane Tokatlı işe girdi.( kendi ailesi hariç)

    YanıtlaSil

Okumadan Geçme
Tokattan.net © 2016-2018